İki canlının bulunduğu her ortamda bir iktidar ilişkisinden bahsedilebilir. Baskı her zaman gözle görülen veya elle tutulabilen bir şey değildir. Sosyal yaşamın her anına, o kadar sızmış bir durumdan bahsediyoruz ki; zorbalıkla baş edebilmek veya şiddeti bertaraf edebilmek için, ilk önce içinde yaşadığın dünyayı yeniden tanımlayabilmek gerekiyor.

Fiziksel şiddetin bile mazur görüldüğü bir ortamda, psikolojik şiddeti algılayabilmek elbette zorlaşıyor. Bir insanın şiddet problemi olduğu onun yüzüne vurulmadığı, yaptığı her şey mazur görüldüğü sürece kaynağı olduğu sorunu anlamadığından, neyi düzelteceğini de bilemeyebilir. Partnerinizi ne kadar severseniz sevin, sevildiğinizden de ne kadar emin olursanız olun, her şey her zaman süt liman gitmez. Ruhunuzu sıkan mesele ortaya konup incelenmediği sürece büyüyerek her yanı kaplamaya devam edecektir. Kolay olmasa da, ilişkilerdeki psikolojik şiddeti tanımlamak ve üstüne gidebilmek aşkınızı kurtarmanın tek yoludur. Peki en yaygın halleriyle nedir bu psikolojik şiddet türleri? Buyrun İngilizce başlıklar kullanmak zorunda kaldığımız listemizdeki Türkçe açıklamalara.

Mansplaining (Açüklama, Erkekleme, Erkleme)

Rebecca Solnit’in yazdığı bir makalede man (erkek) ve explain (anlatmak) sözcüklerini bir arada kullanarak tanımladığı, iktidar elde etme aracıdır. Solnit katıldığı partide sohbet ettiği erkeğin sorusu üzerine mesleğinin yazarlık olduğunu söyleyip, son kitabı “Gölgeler Nehri: Eadweard Muybridge ve Teknolojik Vahşi Batı”nın yeni çıktığını söyler. Adam Muybridge’i duyar duymaz Solnit’in sözünü keser; “Peki bu yıl çıkan çok önemli Muybridge kitabını duydunuz mu?” Ardından kitap hakkında ağdalı konuşmasına devam eder. Ta ki bir arkadaşı “Bahsettiğin zaten onun kitabı” diyene kadar. Adam, bu uyarıyı yapan kadını da duymazdan gelir, kadın aynı şeyi üç kez söylemek zorunda kalır, yaptığı saçmalığı en sonunda idrak eden adamın beti benzi atar ve oradan uzaklaşır.

Annelerin sevgiyle yapıp sofraya getirdiği yemeklere söylenen “Ellerine sağlık”a eşlik eden”İçine şu şu baharatı da katsaymışsın harika olurmuş” veya “Bir dahaki sefere daha kısık ateşte, daha uzun süre mi pişirsen?” gibi önerileri düşün. Evde tek başına kaldığında yumurta bile kıramayıp aç kalacak birinin böyle bir cümle kurmaya hakkı var mı?

Toplu taşımada bacaklarını iki yana açıp, iki kişilik yer kaplamakla, mansplaining yapmak arasında çok bir fark yok. Tanımlanmadığı, açıklanmadığı ve üstüne gidilmediği sürece iyileşme şansı olmayan ve nesilden nesile aktarılan bir hastalık adeta!

Gaslighting

Terim 1938 yılında sahnelenen Gas Light (Gaz Lambası) adlı bir oyunda temelleniyor. 1944 yapımı Işıklar Sönerken (Gas Light) filmi de aynı eserden uyarlanmış. Başroldeki erkek, her gece, evdeki gaz lambasının ışığını biraz daha kısıyor. Eşi “Gaz lambası daha mı az ışık veriyor?” diye sormaya kalktığındaysa, onu bu sorgulamasına pişman edecek sert tepkiler veriyor. Kadını kendi algısından şüphe eder hale getirip onun özgüvenini sarsıyor. Bir Türkçe karşılığı maalesef bulunmayan Gaslighting, birini manipülasyonla kendi algısından ve hafızasından şüphe edecek hâle getirmek anlamına geliyor. Burada en önemli ölçüt, failin bilinçli hareket etmesi ve duygusal veya maddi bir çıkar elde etmeyi amaçlaması. Maruz kalan kişi, sürekli kendi gerçeklik algısı ve hafızasından şüphe etmeye başlıyor. Çoğunlukla suçlu hissediyor ve kendini özür dilerken buluyor.

Love Bombing (Sevgi Bombardımanı)

Sevgi bombardımanı, ilişkinin en başında abartılı sevgi gösterileriyle göklere çıkartılan bireyin, aniden bu ilgiyi kaybedince yerin dibine sert iniş yapmasını anlatıyor. “Her şey ne kadar da harika başlamıştı? Ben ne yaptım da yapayalnız kaldım?” dedirten durumlar, sadece terk edilen kişi ile ilgili değil. Fail, o kadar sevgi dolu, şöyle düşünceli, böyle tatlı biri gibi davranarak vazgeçilmezlik tacını elde ettiğini anladığı anda -yani kurbanını kendine bağımlı kıldığı anda- kendini geri çekip, partnerinin çırpınışlarını izlemeye başlıyor.

Bonus: Ryangosling

İşte faillerin çoğunlukla kadınlar olduğu bir psikolojik şiddet türü; Ryangosling. Burada manipülatör, erkek sevgilisini sürekli Ryan Gosling’le kıyaslayarak onu baskı altına alıyor ve değersiz hissetmesini sağlıyor. Ey Kadınlar! Ryan Gosling fantezilerinizi lütfen kapalı kapılar ardında veya partnerlerinizden uzak dost meclislerinde paylaşınız.

Listemizi sona erdirirken, burada tanımlanan manipülatörlerden herhangi birinin filmlerdeki gibi kötü karakter kahkahası atarak ellerini ovuşturmadığını belirtmek gerek. Sen, ben veya bir arkadaşımızdan bahsediyoruz. İyi kalpli olmak veya öyle görünmek, psikolojik şiddet uygulamanın önünde bir engel oluşturmuyor maalesef.

Happn gibi eşleşme uygulamaları, ilişkiye başlamadan önceki flört evresini çok daha korunaklı kıldığı için, psikolojik şiddet dedektörleri çalıştırıldığında durumu tespit edip önlemi almak için de kişiye alan açıyor. Şiddetten arınmış bir dünya herkesin hayali. O diyar kurulana kadar, algılar açık yaşamak ve sosyalleşmek en güzeli… Gerek fiziksel, gerek psikolojik şiddet alıcıların açık olsun.

Previous PostZor Zamanlarda İlişkiyi Ayakta Tutmak: İletişim Kurarken Dikkat Etmen Gereken 5 Şey
Next PostHappn Görüntülü Konuşma Özelliği ile Artık Crush’ına Daha Yakınsın

Popüler Yazılar

Flörtünün Kişiliği Hakkında İpuçları Arıyorsan Burçlar İşini Kolaylaştıracak

Hepimizin başına gelmiştir. Birinden hoşlanırız; ama ona nasıl yaklaşacağımızı bilemeyiz. Peki sana onunla ilgili tüyolar vereceğimizi söylesek… Üstelik tek bilmen gereken...

Hangi Burç Hoşlandığını Nasıl Belli Ediyor?

Yeni birisinden hoşlanmaya başladığımızda duygularımızı karşımızdaki kişiye anlatmak için izleyebileceğimiz pek çok yol var. Bu yollardan bazıları hissettiklerimizi açık açık...

happn’dan Kullanıcılarına Korona Salgını Sırasında Aşka ve Cinsel Hayata Dair 5 Öneri

Yeni koronavirüs salgını son derece hızlı akan hayatlarımızı bir anda beklenmedik bir şekilde değiştirdi ve yavaşlattı. Türkiye’deki ilk korona vakasının ortaya çıkmasıyla,...

Yorum Yap